25 Ocak 2012 Çarşamba

Dünya ve Türk Tarihi'nde İz Bırakan Hukukçular


Charles Montesquieu (1689-1755)
“Ezeli tecrübe ile sabittir ki, gücü elinde bulunduran her kim olsa, onu kötüye kullanmaya eğilimlidir”.

Bir Fransız düşünürü olan Montesquieu, Anayasa hukukunun temel kavramlarından birisi olan “kuvvetler ayrılığı” ilkesini ortaya koymuştur. 20 yıl üzerinde çalıştığı “De l'esprit des lois” adlı kitabında yasama, yürütme ve yargı erklerini birbirlerinden ayırmanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır. Bir siyaset sosyolojisi geliştiren Montesquieu, esas ününü toplum, hukuk ve yönetim tarzı konusunda gerçekleştirdiği karşılaştırmalı araştırmadan almıştır. Siyaset ve hukuk konusunda tümevarımsal ve deneysel bir yaklaşımı benimseyen filozof, olguları kaydetmek yerine anlamayı, görüngüleri konu alan karşılaştırmalı bir soruşturmayı, tarihsel gelişmenin ilkelerine ilişkin sistematik bir araştırmanın temeli yapmayı itmiştir. Siyaset konusuna, şu halde bir tarih filozofu olarak yaklaşan Montesquieu, farklı politik toplumlardaki farklı pozitif hukuk sistemlerinin çok çeşitli faktörlere, örneğin, halkın karakterine, ekonomik koşullarla iklime, vs., göreli olduğunu söylemiştir. O, işte bütün bu temel koşullara, "yasaların ruhu" adını vermiştir. Montesquieu bu bağlamda, üç tür yönetim tarzını birbirinden ayırmış ve bu devletlere uygun düşen yönetici ilke, iklim ve topraktan söz etmiştir. Buna göre, despotizm büyük devletlere, sıcak iklimlere uygun düşer ve korkuya dayanır. Britanya örneğinde olduğu gibi, ne soğuk ve ne de sıcak olan bir iklimin hüküm sürdüğü, orta büyüklükteki devletlere uygun düşen yönetim biçimi, monarşidir; söz konusu yönetim biçimi, şan ve şerefe dayanır. Buna karşın, soğuk iklimlere ve küçük devletlere uygun düşen rejim, demokrasidir; demokrasinin yönetici ilkesinin erdem olduğunu öne süren Montesquieu, tüm insanlar için geçerli olan tek bir doğa yasası ve evrensel bir insan doğası olduğunu kabul eden akılcılığa şiddetle karşı çıkmış ve kuvvetler ayrılığı prensibini ortaya atmıştır. Geometri alanında çalışmalar yapmış, üçgende alan ve benzerlik konularında birçok defa önerilerde bulunmuştur.


René Descartes (1596-1650)
“Eğer gerçeği gerçekten bilmek istiyorsan, yaşamında bir kez olsun bütün şeyler hakkında şüphe et.”

Son yüzyılların en önemli düşünürlerinden birisi olan Fransız matematikçi, bilim adamı, filozof ve hukukçudur. Öğrendiğinin, gördüğünün, duyduğunun, inandığının hepsini birden büsbütün silerek, her şeyden kuşkulanmaya başladı. Yalnız tek bir şeyden emindi: düşüncenin varlığı. Buradan hareketle, evrenin açıklamasını yaptı. Metot üzerine konuşmada hep karmaşıktan basite inerek, gerçeği kuşatmaya yarayacak kuralları bir bir saydı. Felsefeyi, bütün inceleme kitaplarının Latince yazıldığı bir çağda, Fransızca yazarak ve “sağduyu dünyada en iyi bölüştürülmüş şeydir” diyerek, herkesin, uzman olmayanların bile anlayabileceği bir duruma indirgedi. Descartes her tür araştırmanın pratik niteliği üzerinde ısrarla durur. Ona göre en önemli bilimlerden mekanik, insanlara yardım edecek makineleri yapma sanatı; tıp, vücudu ve ruhu tedavi etme sanatı; ahlâk, mutlu yaşama sanatıdır. Zamanının bilginleriyle, hükümdarlarıyla ve soylularıyla ilişkiler kuran Descartes, elli dört yaşında Stockholm'de öldü.


Abraham Lincoln (1809-1865) 
“Başkalarının hürriyetlerini tanımayanlar, hürriyete layık değildir.”

Amerika Birleşik Devletleri'nin 16. başkanı ve Cumhuriyetçi Parti`nin ilk başkanıdır. Lincoln, Amerikan İç Savaşı’nda Amerika Konfedere Devletleri'ne karşı büyük bir galibiyet elde etti. Ülkenin birliğini korudu ve köleliği bitirdi. 1860 Başkanlık Seçimleri'nden önce ülke avukatlığı, Illinois Temsilciler Meclisi üyeliği ve bir dönemde ABD Temsilciler Meclisi üyeliği yapmıştır. İki kez de ABD Senatosu'na girmek için adaylığını koymuştur fakat başarısız olmuştur. Lincoln ABD'de köleliğe karşı olduğunu resmen dile getirdi. 1860 yılında Başkanlık için resmen adaylığını koydu. Ertesi yıl oyların büyük çoğunluğunu alarak Cumhuriyetçi Parti'nin ilk başkanı oldu. 1863 yılında köleliğin kaldırılması için gerekenleri ve tedbirler konusunda önlemleri belirtti. Ardından Serbest Bırakma Beyannamesi ve Onüçüncü Yasa değişikliği bildirilince Haziran 1863 tarihinde ABD'den kölelik resmen kalkmış oldu. Lincoln, suikast sonucu ölen ilk ABD başkanı oldu. Tarihsel değerlendirmelerde en iyi ABD Başkanları'ndan biri olarak kabul edilir.


Mohandas Karamchand Gandhi (1869-1948)
“Her sabah kalktığım zaman kendi kendime şöyle söz veririm: Dünya üzerinde vicdanımdan başka kimseden korkmayacağım. Kimsenin haksızlığına boyun eğmeyeceğim. Adaletsizliği adaletle yıkacağım ve mukavemet etmekte ısrar ederse onu, bütün mevcudiyetimle karşılayacağım.”

İngiltere’de hukuk eğitimi alan ve bir avukat olan Gandhi, Hindistan ve Hindistan Bağımsızlık Hareketi'nin siyasi ve ruhani lideridir ve Satyagraha felsefesinin öncüsüdür. Bu felsefe Hindistan'ı bağımsızlığına kavuşturmuş ve dünya üzerinde vatandaşlık hakları ve özgürlük savunucularına ilham kaynağı olmuştur. Gandi Hindistan'da ve dünyada, Tagore tarafından verilen ve yüce ruh anlamına gelen “Mahatma” ve baba anlamına gelen “Bapu” adlarıyla anılır. Hindistan'da resmî olarak Ulus'un Babası ilan edilmiştir ve doğum günü olan 2 Ekim Gandhi Jayanti adıyla ulusal tatil olarak kutlanır. 15 Haziran 2007'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu oybirliği ile 2 Ekim gününü "Dünya Şiddete Hayır Günü" olarak ilan etmiştir.

Mahmut Esat Bozkurt (1892-1943) 
“Cumhuriyet savcıları! Meriç kıyılarında çalışan Türk köylüsünün kaybolan sapanlarından tutunuz da, bu yurtta yaşayanların uğrayacakları en ufak bir haksızlıktan, hatta Bingöl dağlarının ıssız kuytularında nafakalarını bekleyen öksüzlerin gözyaşlarından siz sorumlusunuz!”

Atatürk'ün yakın çalışma arkadaşlarından ve Türkiye'nin hukuki temellerinin atılmasında büyük katkılarda bulunan devlet adamıdır. 1892'de o dönemde İzmir'e bağlı bir kaza olan Kuşadası'nda doğdu. 1911'de İstanbul Hukuk Mektebi'nden mezun olan Mahmut Esat Bozkurt, İsviçre'de Lozan ve Freiburg üniversitelerinde öğrenim gördü ve kapitülasyonlar konusunda doktora yaptı. İzmir'in Yunanlılar tarafından işgalinden sonra Kurtuluş Savaşı'na katılmak üzere yurda döndü ve Ege Bölgesi'nde Kuvayı Milliye teşkilatının içinde yer alarak, önemli yararlıklar gösterdi. TBMM 1. Döneminde İzmir'den milletvekili olarak Meclis'e girdi. Meclis'te Anayasa Komisyonu ve Dışişleri Komisyonu'nda çalıştı. 20 Nisan 1924'te kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun (Anayasa) hazırlayıcıları arasında yer alan Mahmut Esat Bozkurt, 22 Kasım 1924'de Ali Fethi Bey'in 3. hükümetinde Adliye Vekilliği'ne atandı. 5 Kasım 1925'te Ankara Hukuk Mektebi'nin açılmasında büyük payı oldu. Bozkurt, 3. ve 4. İsmet İnönü Hükümetlerinde de Adliye Vekili olarak görev yaptı. Türk Medeni Kanunu (17 Şubat 1926), Türk Ceza Kanunu (1 Mart 1926), Kabotaj Kanunu (19 Nisan 1926), Borçlar Kanunu (22 Nisan 1926), Ticaret Kanunu (29 Mayıs 1926), Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu (18 Haziran 1926) gibi Türkiye Cumhuriyeti hukuk sisteminin temel yasaları, Mahmut Esat Bozkurt'un Adliye Vekilliği döneminde hazırlandı ve yürürlüğe girdi. Cumhuriyet tarihinde Bozkurt-Lotus vakası olarak adlandırılan, Bozkurt adlı Türk gemisiyle Lotus adlı Fransız gemisinin 2 Ağustos 1926'da Ege Denizi’nde çarpışması nedeniyle iki ülke arasında çıkan anlaşmazlıkta Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni Lahey Uluslararası Adalet Divanı'nda temsil etti (1927). Bu dava, tarihçiler tarafından, Türk hukukunun ve adalet örgütünün kapitülasyonlar dönemini geride bırakarak insan ve egemenlik haklarına dayalı çağdaş hukuk düzeyine yükseldiğinin bir simgesi olarak değerlendirilmektedir. 1934'de Soyadı Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle 'Bozkurt' soyadını alan Mahmut Esat Bey, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde Anayasa ve Devletler Hukuku profesörlüğü de yaptı (Bozkurt soyadını Esat beye bizzat M. Kemal Atatürk vermiştir). 21 Aralık 1943'de beyin kanaması sonucu İstanbul'da ölen Mahmut Esat Bozkurt, TBMM'de 1. Dönemden ölümüne kadar sürekli İzmir Milletvekili olarak görev yaptı.


Nelson R. Mandela (1918-)
“Kısmi özgürlük diye bir şey yoktur."

Güney Afrika Cumhuriyeti'nin seçimle iktidara gelen ilk devlet başkanıdır. 1942'de Witwaterstrand Üniversitesi'nin hukuk bölümünü bitirerek avukatlık yapmaya başladı. Ülkenin ilk siyah avukatı unvanını aldı. 1944 yılında Irk ayrımına karşı yerli halkın kurduğu Afrika Milli Kongresi'ne katıldı. Ocak 1962'de kendisine destek aramak için ülke dışına çıktı. İngiltere ve Afrika ülkelerini dolaştı. Afrika ülkeleri ile sosyalist ülkelerden silah ve para yardımı temin etti. Ülkeye dönüşünde arkadaşlarıyla birlikte, izinsiz yurtdışına çıkmak, halkı kışkırtmak, sabotajlar ve suikastlar düzenlemek iddialarıyla yargılandı. Halkın, tamamının temsil edilmediği ve beyazların temsil edildiği parlamentonun çıkardığı kanunlara uymak zorunda olmadığını savundu. Beyaz yönetim tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı (1964). Bu davranışıyla ırk ayrımına karşı mücadele eden Afrikalı siyahların simge ve sembolü oldu. Nelson Mandela, Dünyanın en ünlü mahkumu olarak anılır. Güney Afrika'da Robben Adası (Fok Adası)'nda 27 yıl hapiste kaldıktan sonra 1980'li yıllarda, ırkçılığa karşı mücadelenin bütün dünyada yoğunlaşması üzerine adı duyuldu. 1990 yılında devlet başkanı De Klerk tarafından şartsız olarak serbest bırakıldı. 1990'da hapisten çıkınca Demokratik bir Güney Afrika kurulması için çalışmıştır ve kurmuştur. Afrikalılar, Mandela olmadan bunun gerçekleşemeyeceğine inanır. Bugün Mandela, bir özgürlük savaşçısı olarak kabul edilmektedir. 40 yıl içinde 100'den fazla ödül almıştır. 10 Mayıs 1994'te Güney Afrika'nın ilk siyah devlet başkanı seçildi. Güney Afrika'da, kendi kabilesindeki büyüklerin kendisine taktıkları “Madiba” lakabıyla tanınır.


Rauf Denktaş (1924-2012)
“Burası bağımsız bir cumhuriyettir."

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucusu ve cumhurbaşkanıdır. 27 Ocak 1924 tarihinde Kıbrıs’ın Baf bölgesinde doğdu. 1930 yılında, eğitim için İstanbul’a gönderildi. Arnavutköy’de ilkokuldan liseye kadar eğitim veren Fevziati Lisesi’nde yatılı okumaya başladı. Ortaokuldan sonra Kıbrıs’a döndü ve liseyi Kıbrıs’ta bitirdi. II. Dünya Savaşı’ndan sonra hukuk tahsili için İngiltere’ye gitti. Mezun olduktan sonra avukatlığa başladı. 1949 yılı yaz aylarında savcılık yapmaya başladı. Yine aynı yıl Aydın Hanım’la evlendi. 27 Kasım 1948 tarihinde Kıbrıs Türklerinin düzenlediği ilk mitingde Dr. Fazıl Küçük ile beraber hatiplik yaptı. Türk Cemaatinin iki önemli ismi Faiz Kaymak ve Dr. Fazıl Küçük arasında ara bulucu rolünü üslenip, toplumun çıkarlarının takipçisi oldu. Faiz Kaymak’ın teklifi ve Dr. Fazıl Küçük’ün tasvibiyle Kıbrıs Türk Kurumlar Federasyonu kongresinde başkanlığa seçildi. Savcılık görevinden İngiliz yönetimini zorlukla ikna ederek istifa etti ve Cemaat sorunlarıyla uğraşmaya başladı. 1958 yılına gelindiğinde Rum teröristler, Türk köylerine saldırınca, Türkler de bu olayları protesto etti. Zürih-Londra anlaşmaları öncesinde Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş, Ankara’ya Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile görüşmeye gitti. Bu görüşmede Denktaş adaya Türk askeri gönderilmesi teklifini dile getirdi. 16 Ağustos 1960 tarihinde, 650 kişilik Türk Alayı, Magosa Limanı’na ayak bastı. 1963 olaylarından sonra Denktaş temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya gitti. Temaslarını tamamlayan Denktaş bir sandalla Kıbrıs’a geçti ve Türk direnişini örgütlemeye başladı. Bu dönemden sonra Kıbrıs Türklerinin temsilcisi olarak görev yaptı. 1974 Barış Harekâtından sonra da Kuzey Kıbrıs Türk Federasyonu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dönemlerinde cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. 8 Ocak gecesi organ yetmezliği teşhisi ile Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılan Rauf Denktaş, tedavi gördüğü hastanede 13 Ocak 2012 tarihinde 88 yaşında vefat etti. Vefatının ardından tüm Türkiye ve KKTC'de ulusal yas ilan edildi. 17 Ocak 2012 günü devlet töreniyle Lefkoşa'da, Cumhuriyet Parkı'nda defnedildi.


Alija İzetbegovic (1925-2003)
“Hukuk benim için sadece meslek değil inancım, yaşam tercihim ve hayat felsefem."

Alija Izetbegovic, Boşnak devlet adamı ve bağımsız Bosna-Hersek'in ilk cumhurbaşkanıdır. Alija Izetbegovic, 1925'te bugün Bosna-Hersek’in kuzeybatısında bulunan Bosanski Samac kasabasında dünyaya geldi. Saraybosna Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur ve uzun süren bir avukatlık geçmişi vardır. 1970 yılında İslâm Manifestosu adlı bir kitap yazdı ve 12 aydınla birlikte tutuklandı. 1989 yılında Yugoslavya`nın dağılma süreci sırasında ilan edilen af sonucu özgürlüğüne kavuştu. 1990 yılında İslam Manifestosu`nu yeniden bastırdı. Bu kitap İzetbegovic`in İslâmi kimliğinden ziyade, siyasi kararlılığının ve mücadelesinin bir simgesi oldu. 1990’da ortak yönetimin başkanı seçilen İzetbegovic, 1992-1995 Bosna Savaşı’nda anahtar rol oynayan isimler arasında yer almış, sağlık sorunları nedeniyle 2000 yılında başkanlıktan ve partisinin başkanlığından çekilmişti. Eski Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç, Saraybosna hastanesinde 19 Ekim 2003 günü vefat etti.


Uğur Mumcu (1942-1993)
“Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma karşı işlenen bir suçtur.”

22 Ağustos 1942 tarihinde Kırşehir'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1961 yılında baş1adığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni 1965 yılında tamamladı. Bir süre avukatlık yaptı. Yabancı dil öğrenmek için İngiltere'ye gitti. 1969-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde asistan olarak çalıştı. Yazmaya, üniversite öğrenciliği yıllarında, Doğan Avcıoğlu yönetimindeki Yön Dergisinde başladı. 12 Mart 1971 döneminde yazılarından 7 yıl hapse mahkûm edildi. Ancak karar Yargıtay tarafından bozuldu ve serbest bırakıldı. Serbest bırakılmasının ardından askere alındı. Tuzla Piyade Okulu’nda 3 ay eğitim aldı. Askerliğini Patnos’ta er olarak tamamladı. Yazıları 1962'den itibaren Yön, Türk Solu, Devrim, Ant, Kim, Ortam, Yeni Ortam gibi dergilerde yer aldı. 1968-69-70 yıllarında Akşam, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerinde zaman zaman çeşitli konularda inceleme yazıları yayınlandı. Köşe yazarlığına 1974 yılında haftalık Yeni Ortam dergisinde başladı. Daha sonra Anka Ajansı'nda çalıştı. 1975 yılından itibaren Cumhuriyet'te köşe yazıları yazdı. Gözlem başlıklı köşesinde 1991 yılının kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı. 6 Kasım 1991'de İlhan Selçuk ve yaklaşık 80 Cumhuriyet çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. Bir süre işsiz kaldı. 1 Şubat - 3 Mayıs 1992 tarihleri arasında Milliyet gazetesinde yazdı. Cumhuriyet gazetesindeki yönetim değişikliği üzerine 7 Mayıs 1992'de Cumhuriyet'e döndü. Çalışma hayatı boyunca pek çok ödül aldı. 24 Ocak 1993 tarihinde uğradığı bombalı saldırı sonucu öldürüldü.


Barack Hussein Obama (1961-)
“Anayasayı bir öğrenci gibi okudum; bir öğretmen gibi öğrettim; bir hukukçu ve yasa koyucu olarak bağlı kaldım. Anayasayı, Başkomutan ve bir yurttaş olarak korumak ve savunmak üzere ant içtim; biliyorum ki bizler hiçbir ama hiçbir zaman, onun ebedi prensiplerine arkamızı dönmemeliyiz.”

Barack Obama 4 Ağustos 1961 tarihinde ABD'nin Hawaii eyaletindeki Honolulu kentinde doğdu. Kendisiyle aynı adı taşıyan babası Kenya'nın Siaya Bölgesi'ndeki Nyang’oma Kogelo yerleşim yerinde doğmuş ve büyümüş bir Kenyalıydı. Annesi Ann Durham ise Kansas eyaletinin Wichita kentinde doğmuş ve büyümüş bir Amerikalıydı. Obama'nın anne ve babası, babasının yabancı öğrenci olarak geldiği Hawaii'de tanıştı ve evlendi. Yeni evli çift Obama 2 yaşındayken boşandı. Daha sonra annesinin ikinci evliliğini yaptığı üvey babasıyla birlikte Endonezya'ya taşınan Obama 10 yaşına kadar Cakarta'da yaşadı. Honolulu'ya geri dönen Obama, 1979 yılında liseyi bitirene kadar anneannesi ve dedesiyle yaşadı. Los Angeles'teki Occidental College'de üniversitenin ilk iki sınıfını okuyan Obama ardından  New York'taki Columbia Üniversitesi'ne geçiş yaparak 1983 yılında Siyasal Bilimler bölümünden mezun oldu. 1988 yılında Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. Harvard Üniversitesi'ndeyken öğrenciler tarafından yayınlanan prestijli "Harvard Law Review" dergisinin yayın işleri müdürlüğünü yapan ilk Afrikalı-Amerikalı oldu. 1991 yılında avukatlık diplomasını aldı. Obama anne ve babası boşandıktan sonra babasını sadece bir kez ABD'ye olan ziyareti sırasında 1971 yılında gördü. Obama'nın öz Anne ve babasının daha sonra yaptıkları evliliklerinden anne tarafından 1 tane, baba tarafından ise 7 tane üvey kardeşi var. Obama avukatlık diplomasını aldıktan sonra 1992 yılından itibaren 12 yıl süreyle Chicago Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Anayasa hukuku dersleri verdi. Avukatlık firmalarında çalıştı, çeşitli yardım dernekleri ve vakıflarda görev yaptı. Barack Obama 1989 yılında Michelle Robinson'la tanıştı. 3 Ekim 1992 tarihinde evlenen çift 1998 ve 2001 yıllarında doğan iki kız çocuk sahibi oldular. 1964 doğumlu Michelle Obama eşi Barack Obama gibi Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu bir avukattır.